Thales Kimdir? Thales Teoremi Nedir ? Hayatı ve Felsefesi

Thales tarihteki ilk bilim insanı olarak kabul edilir. Miletli Thales, Milattan önce 624 – 546 yılları arasında Antik Yunan’da yaşamıştır. O, batıl inancın yerine bilimi tercih ederek her şeyin Yunan tanrılarının emretmesi sonucu meydana geldiğine inanmaktan ziyade evrenin işleyişini açıklamak için doğadaki düzeni araştırmıştır.

Geometride yeni sonuçlar bulmak için tümdengelimli mantığı kullanan ilk insandır. Ve Teoremlerin gerektirdiği kanıtlar ile matematiği yeni, daha yüksek bir seviyeye çıkarmıştır. Genel olarak Thales hakkında bildiklerimiz, o öldükten yüzlerce yıl sonra yazılmıştır.

Thales ve Milet Antik Kenti

Thales, Milattan önce yaklaşık 624 yılında Antik Yunan şehri Miletde ayrıcalıklı bir ailenin evladı olarak dünyaya gelmiştir. Doğduğu zamanda Milet şehri, bütün Yunan şehirlerinin en zengini ve güçlülerinden biriydi. Bugün Milet, ülkemizin Aydın şehrinin Didim ilçesinde bulunmaktadır. Ancak eski zamanlarda bir sahil kenti olan Milet, zamanla Büyük Menderes nehrinin alüvyon biriktirmesi ve Ege sularının yükselmesi gibi sebeplerle günümüzde denizden 10 km kadar içeride kalmıştır.

Thales, Babil ve Antik Mısır medeniyetlerine kıyasla, entelektüel olarak daha az gelişmiş Yunan milletinin içinde büyümüştür. Örneğin Babiller astronomi ve matematikte ustalaşmışken Mısırlıların da bu alanda Yunanların önünde olduğunu söyleyebiliriz.

Görsel : Milet Antik Kenti, Alınan Yer: Aydında

Mısır ve Babil’de matematik, ticarette, astronomide ve inşaat projelerinde kullanılıyordu. Bu yönüyle tamamen pratik bir kullanıma sahipti. Astronomi ise tanrıların ne düşündüğünü anlamak amacıyla gökyüzünü araştırmak için kullanılıyordu.

Gençliğinde Thales, muhtemelen ailesinin uğraşısı olan tüccarlık mesleğini yapmıştır. Sonraki yıllarında ise Mısır’a, astronomi ve matematik öğrenmek üzere gider. Buna ek olarak Babile’de gitmiş olabileceğini ekleyelim. Eğer gerçekten gittiyse, bu muhtemelen Nabuketnazar döneminde gerçekleşmiştir.

Thales, Milet’e geri döndüğü zaman iş hayatını bütünüyle değiştirmiştir. Doğal olarak da gelirinde büyük bir düşüş yaşayan Thales, buna rağmen Antik Yunan’ın ilk bilim insanı olagelmiştir.

Thales Milet Okulu’nu Kuruyor

Milet Okulu, Milattan önce 6.yüzyılda, Milet şehrinde kurulmuş bir felsefe okuludur. Kurucusunun Thales olduğu bilinmekle birlikte Anaksimandros ve Anaksimenes gibi filozoflar da Thales’in öğrencileri olup bu okulda yetişmişlerdir. Dolayısıyla Thales, Anaksimandros ve Anaksimenes, Milet Okulu’nun kurucuları olarak bilinir.

Miletliler, evrenin nasıl işlediğiyle alakalı yeni fikirler üretmişlerdir. Bu fikirlerin geleneksel Antik Yunan inanışına tamamen aykırı olduğu söylenebilir. Örneğin Miletli filozoflar, doğa fenomenlerinin yalnızca doğal olaylarla açıklanabileceğini öne sürmüştür. Böylece metodolojik olarak gözlem yapmaya dayalı bir doğa görüşü ortaya atmışlardır.

Metafizikte ise bütün maddelerin, arkhe denilen bir ilk nedenden meydana geldiğini iddia ettiler. Örneğin evren, arkhe sayesinde var olmuş ve bütün hayatın kökeni de arkheye dayanıyordu. Ancak filozoflar, arkheyi nasıl tanımladıkları konusunda ayrılık gösteriyorlardı

Örneğin Thales, arkhenin yani her şeyin temeli olan ilk maddenin su olduğunu öne sürmüştü. Anaksimandros ise ilk maddeyi “apeiron”(sınırsız ve sonsuz) olarak nitelemişti. Anaksimenes ise ilk maddenin “hava” olduğunu iddia ediyordu.

Kozmoloji alanında da evreni anlayış biçimleri bakımından farklılık gösteriyorlardı: Thales, Dünya’nın su üzerinde yüzdüğünü iddia ederken Anaksimandros Dünya’yı, evrenin merkezine yerleştirmişti. Anaksimenes ise Güneş’i ve Ay’ı, yıldızlarında bulunduğu bir kubbe etrafında dönen “düz disk” şeklinde tanımlamıştı.

Thales ve Bilim

Mısırda Nil Nehri’nin seviyesindeki yıllık yükseliş, İmparatorluğun tarımı için hayati bir öneme sahipti. Her yıl alüvyonlu nehir yükseliyor ve etrafındaki karayı besinlerle ve nemle yeniliyordu. Nehrin seviyesi ise sonradan düşüyor ve Mısırlılar, verimli toprakta ekim yapıyordu. Nil nehri olmasaydı Mısır Krallığı diye bir şeyin olmayacağını söyleyebiliriz. Çünkü Mısır’a yağmur nadiren yağar.

Mısırlılar Nil’in debisinin yükselmesine, tanrılarından biri olan Hapi tanrısının sebep olduğuna inanıyorlardı. Eğer tanrılar hoşnut değilse Nil nehrinde akış olmayacak ve böylelikle kıtlık başlayacaktı. Böylece ne pahasına olursa olsun tanrılar hoşnut edilmeliydi.

Görsel : Nil Nehri ve güneye doğru uzantısı Alındığı Yer : Wikipedia

Thales ise Nil’in akışının artmasının tanrılar yüzünden değil, doğal sebeplerden olduğunu söylemiştir. Günümüzde biliyoruz ki Nil’in taşmasına asıl sebep olan, mevsimsel yağmurların Afrika’nın güneyine yağmasıdır. Aslında bunu ilk olarak anlayan ilk kişi başka bir Antik Yunan’lı Eratosthenes’di.

Tanrıların günlük olaylardan sorumlu olduğuna inanmak yerine, eğer doğa fenomenlerini anlayabilseydik olayları açıklayıp tahmin edebileceğimize olan inancının Thales’in en büyük başarısı olduğunu söyleyebiliriz.

Thales Akıl Gücüyle Zengin Oluyor

Thales’in benimsediği, doğa olaylarını anlayıp açıklığa kavuşturma anlayışı insanların, gözlemlediklerimizin altında yatan sebeplerin hakkında düşünebilme yeteneklerini ortaya çıkardı. Bildiğimiz kadarıyla bu anlayış tarihteki ilk bilimsel düşünce yöntemidir.

Bulutlu bir akşam Thales, Milet sokaklarında gökyüzüne bakarak yürüyordu. Bu esnada bir çukura düştü ve kendisini “düşünür” olarak tanıyan, oralardan geçen bir kadın düştüğünü görünce gülmeye başlayıp aynı anda Thales’e şu soruyu yöneltti: “Ayağının altında olan çukuru bile göremezken gökyüzünün sana ne söylediğini nasıl görebilirsin?”

Thales’in Antik Yunanistan’ın ilk bilim insanı olduğunu daha önce söylemiştik. Ve bu sıfata layık olduğu için de onunla dalga geçilmiştir. Zengin Milet şehrindeki insanlar Thales’e, kimsenin sırf düşünmek ile zengin olamayacağını söylüyordu. Belki de bu yüzden zengin değildi. Ancak Thales, kendisini kötüleyenleri haksız çıkaracaktı.

Yunan filozof, Milet şehrinin de bulunduğu İyonya Bölgesindeki hava olaylarını inceliyordu. İncelemelerine göre sonraki mevsimin zeytin hasadı verimli olacaktı. Milet kış ayını yaşarken Thales, sonraki hasat için bölgedeki bütün zeytin preslerini almak üzere küçük bir depo kiraladı. Yaz ayı olunca, zeytin yetiştiricileri büyük bir zeytin hasadının geleceğini anladığı zaman Thales’in bütün zeytin preslerini almış olduğunu fark ettiler.

Bunun üzerine Thales, aldığı bütün presleri zeytin yetiştiricilerine satması üzerine büyük bir servet kazandı. Yunanlı filozof bu uğurda hiçbir fiziksel iş yapmamıştı. Sadece zeytin hasadının ne kadar büyük olacağını tahmin etmek üzere hava olaylarına ilişkin gözlemler yaptı. Bu gözlemleri de tahmin gücüyle birleştirerek zengin olmuştu. Aristaeus yani Antik Yunan zeytin ağacı tanrısından da hiçbir yardım almamıştı Thales.

Depremler

Antik çağlarda yaşayan insanlar depremlerin, tanrılarının öfkesinin bir göstergesi olduğuna inanıyordu. Bazı kültürlerde insan kurban etme de dahil kurban etme ritüeli, kızgın tanrıları yatıştırmanın normal bir yolu olarak görülüyordu.

Thales depremler için rasyonel bir açıklama arıyordu. Gezegenimizin büyük bir denizin üzerinde yüzen düz bir disk şeklinde olduğunu ve depremlerin, suda yol alan dalgaların gezegenimizi vurmasıyla meydana geldiği şeklinde bir teori ortaya attı. Ancak bugünkü bilgimize dayanarak depremlerin böyle oluşmadığını söylememize herhalde gerek yoktur.

Fakat Thales’in teorisi, “deprem oluyor çünkü Zeus bir şeye sinirlendi” şeklinde söylemekten kat kat ilerideydi. En azından depremlere ilişkin rasyonel bir açıklama bulmayı denemişti. Şunu da söylemeden geçmeyelim ki Thales’in fikirlerinin diğer olumlu yanı, insanların Tanrıları yatıştırmak için artık kurban vermelerine gerek bırakmıyordu.

Madde Neyden Oluşur?

Thales madde hakkında derin düşüncelere sahipti. Netice olarak ise, her şeyin başka bir şeyden oluşması gerektiği sonucunda karar verdi. Tıpkı günümüzde bütün maddelerin atomlardan oluştuğunu bilmemiz gibi. Tam olarak Thales, en temel formunda bütün maddelerin su olduğu kanaatini taşıyordu. Bu fikrin, kendisinin yurttaşı olan Demokritos tarafından, “bütün maddeler atomdan oluşur” görüşüne evrilmesi için ise yaklaşık 200 yıl geçmesi gerekiyordu.

Astronomi

Thales’in Mısır’da ve muhtemelen Babil’de astronomi öğrendiğinden bahsetmiştik. Milattan önce 212 yılında, Roma İmparatorluğu’nun fethi sırasında Arşimet öldürüldüğü zaman Romalı tarihçi Çiçero bu olayı yazar. Cicero’ya göre Romalılar, Arşimet’in gezegenlerin ve Ay’ın hareketlerini, Güneş ve Ay tutulmalarını doğru bir şekilde tahmin eden bir makineye sahip olduğunu fark etmişlerdi. (Böyle bir makine arkeologlar tarafından gerçekten bulunmuştur. Bakınız: Antikythera Düzeneği.)

Romalılar ayrıca göksel küreyi gösteren daha temel bir küre bulmuştu. Bu küre, ilk olarak Thales tarafından yapılmış, Antikythera Mekanizmasının öncüsü sayılan bir küreydi.

Bir rivayete göre Thales, yaşadığı dönemde gerçekleşen Güneş tutulmasını önceden hesaplamıştır.

Thales Güneş Tutulması’nı Tahmin Ediyor

Thales’in Milattan önce 585 yılında bir Güneş tutulması tahmin ettiği söylenir. O zamanda Ay tutulmaları için yaklaşık 19 yıllık bir tekrar dönemi olduğu iyi biliniyordu. Fakat Güneş tutulmaları için bir periyot belirlemek zordu. Bunun sebebi ise Güneş tutulmalarının, Dünya üzerinde farklı konumlarda gözlemlenmesiydi.

Thales’in M.Ö 585’de gerçekleşen tutulmaya ilişkin bilgisi, muhtemelen o tarihlerde böyle bir tutulmanın mümkün olduğu bilgisine dayanan bir tahmindi. Ancak Thales’in 18 yıl, 10 gün ve 8 saatlik bir döngü olan Babil sarosunu kullanarak tutulmayı tahmin ettiği iddiası pek olası gözükmüyor. Çünkü matematikçi Otto Neugebauer’e göre saros,17.yüzyılda yaşamış astronom Edmund Halley’in bir icadıydı. Neugebauer durumu şöyle açıklıyor:

Belirli bir yerde görünür olan Güneş tutulmaları için hiçbir döngü bulunmamaktadır. Günümüzdeki modern döngü verilerinin hepsi Dünya’yı bir bütün olarak ele alır. Milattan önce 600 yılında, bir Güneş tutulmasını tahmin etmek için Babiller’e ait hiçbir teori bulunmuyordu. Hatta Babiller coğrafi enlem bilgisini hesaba katan hiçbir teori de geliştirmemişlerdir.

Şunu söylemek gerekir ki Thales’in Güneş tutulmasını nasıl tahmin ettiği konusunda net bir bilgiye sahip değiliz. Milattan önce 28 Mayıs 585’de gerçekleşen Güneş tutulmasından sonra ise tarihçi Herodot şöyle yazmıştır:

Gün aniden geceye dönüştü. Bu olay, İyonyalılar’ı tutulma hakkında uyaran Miletli Thales tarafından, içinde bulundukları yılı ona göre düzenlemeleri gerektiği şeklinde önceden söylenmişti. Medler ve Lidyalılar ise bu olayı gözlemledikten sonra hemen savaşı bıraktılar.

Thales ve Geometri

Astronominin yanı sıra Thales, Mısır’da geometri öğrenmiştir. Milet’e geri döndüğü zaman ise öğrendiklerini pekiştirip geometride tümdengelimci mantığı kullanan ilk kişiydi. Thales, tarihte ilk defa geometrik teoremlerin, gerçek olarak kabul edilmeden önce kanıt gerektirdiğini ortaya koymuştur.

Arazi(toprak) ölçüm yöntemi ilk defa Mısır’da keşfedilmişti. Çünkü Mısırda, yıkıcı su baskınlarından sonra arazi parsellerinin tekrar ölçülmesi gerekiyordu. Bu yöntemin kullanılması Herodot tarafından oldukça iyi açıklanmıştır.

Mısır topraklarının ise bilgelik kaynağı olduğuna inanılıyordu. Thales, Pisagor, Solon, Eratosthenes, Herodot, Platon, Demokritus ve Öklid de dahil birçok Yunan filozof bu toprakları ziyaret etmişti. Mısırdaki arazi ölçümcülerinin harika pratik ölçüm becerileri vardı.

Thales’in de bu kişilerin ölçme yöntemlerine orada şahit olduğunu söyleyebiliriz. Kelime anlamı itibariyle “yer ölçümü” anlamına gelen geometri böylece Mısırda, zorunluluktan geliştirilerek keşfedilmişti. Mısır’ı ziyaret eden Thales ise bu yöntemi öğrenmiş ve Yunan topraklarına getirmiştir.

Thales Teoremi

Thales geometriyi mantıksal bir temele oturtarak bir geometrik teoremi kanıtlama fikrinin öneminin farkındaydı. İşte Thales’in geliştirdiği, Thales Teoremi olarak bilinen, geometrinin beş teoremi şunlardır:

  • Bir daireyi herhangi bir çap ikiye böler.
  • Bir ikizkenar üçgenin taban açıları birbirine eşittir.
  • İki kesişen doğru açısındaki açılar eşittir.
  • İki üçgen, eğer iki açıya sahipse ve kenarlarından biri birbirine eşitse denktir.
  • Dairenin içinde çizilen bir çap varsa, çizilen bu çapla birleşen iki doğru parçası bir dik açı oluşturur.
Görsel : Thales’e göre eğer AC doğru parçası bir çap ise B açısı dik açıdır. Alındığı Yer : Vikipedia

Peki bu teoremlerin Thales’e ait olduğunu nereden biliyoruz? Milattan sonra 450 yılında yazmış olan Proclus sayesinde. Proclus, bu iddiaların ilk dördünün sahibidir. Thales’in kaynak olarak da Aristoteles’in bir öğrencisi olan Rodoslu Eudemus’un Geometri Tarihi eserinden yararlandığını söylüyor. Beşinci teoremi ise Thales’in kendisinin bulduğuna inanılıyor.

Bazılarına göre, Mısırlılar’dan geometri öğrenen Thales, bir daire içinde dik açılı üçgeni tanımlayan ilk kişidir. Ancak Apollodorus da dahil diğerlerine göre bu kişi Pisagordur.

Thales ve Tanrı İnancı

Thales tanrıları reddetmiyordu. Tanrıların her şeyin içinde olduğuna inanıyordu. Bunun sonucu olarak da bütün maddeler, kendi içinde bir çeşit hayat barındırıyordu. İnsanların doğanın temel prensiplerini anlayarak tanrılarını daha iyi tanıyıp anlayacağını düşünüyordu o kadar.

Bize Kalan Mirası

Thales, Antik Yunanistan’da bilimin kurucusuydu. Sonradan Anaksimandros’a ve Pisagor’a geçecek olan Milet Okulu’nun kurucusu ve yöneticisiydi aynı zamanda. Antik Yunan bilimi ve matematiği yaklaşık 300 yıl sonra, Arşimet’in döneminde ise zirve yapacaktır.

Antik Yunan biliminin tekrar keşfedilmesi, Avrupa’da Rönesans ve Bilimsel Devrimi ateşleyen kıvılcımdı. Böylece modern dünyamıza giden yolun temelleri de o zaman atılmış oldu. Ayrıca bilimin batıl inanca tercih edilmesinin Thales ile birlikte başladığını söyleyebiliriz.

Miletli Thales, Milattan önce 546 yılında, yaklaşık 78 yaşında hayata gözlerini yummuştur. Yazımızı ise Aristoteles‘in bir alıntısıyla bitirelim:

Thales’e göre can alıcı soru ‘neyi biliyoruz’ sorusu değil, ‘bunu nasıl biliyoruz’ sorusudur.

Kaynakça : Famous Scientists

Leave a Reply