Battani Kimdir? Astronomi ve Matematiğe Katkıları

Battani, 858 yılında günümüz Urfa ilinin sınırları içinde yer alan Harran’da doğmuş Arap astronom ve matematikçidir. Sık sık Araplar’ın Batlamyus‘u olarak anılan el-Battani, Batı dünyasında Albategnius, Albategni ya da Albatenius isimleriyle de bilinmekle birlikte gerçek ismi Abu Abdallah Mohammad ibn Jabir ibn Sinan el-Raqqi el-Harrani el-Sabi el-Battani’dir.

İsminde geçen el-Harrani, dönemin bir diğer ünlü bilim insanının isminde de bulunmaktadır: Cabir ibn Sinan el-Harrani. Battani’nin babası olan Harrani, aynı zamanda bilimsel aletler yapan bir ustaydı. Bilimsel aletler yapma konusunda Battani de yetenekli birisiydi ve astronomi alanında onun tanınmasını sağlayacak gözlemlerin bazılarını da bu yaptığı gözlem aletlerine borçludur. Aynı zamanda Battani’nin astronomik aletler yapmada becerikli olması, bu yeteneğini babasından aldığını göstermektedir.

Matematik ve bilimin diğer alanlarında olduğu gibi, Batılılar’ın “karanlık Ortaçağ” dediği bir dönemde İslam dünyasına mensup bilim insanları astronomi alanında da çok önemli çalışmalarda bulunmuştu. Bu bilim insanları, antik Yunan ve Roma döneminden miras kalan bilimsel birikimin öneminin farkındaydılar ve miras aldıkları bu zenginliğin üstüne koymaya devam ediyorlardı. Battani’nin astronomi alanında yaptığı çalışmalar, o döneme kadar eşi benzeri görülmemiş bir seviyeye ulaşarak sonraki yüzyıllarda Batılı astronomlar arasında yaygın bir şekilde bilinecekti. Örneğin yılın uzunluğunu hesaplaması ya da bugünkü modern astronominin temelinde yatan olgulara ilişkin tahminleri, teleskop gibi modern gözlem araçlarının olmadığı bir dönemde hayranlık uyandıran seviyelere ulaşmıştı. Bu yüzden Battani, hem Batı hem de Doğu dünyası tarafından, döneminin en büyük astronomlarından biri olarak kabul edilmektedir.

Battani
Görsel: Battani, elinde bir usturlap tutarken resmedilmiş.

Battani’nin Çalışmaları ve En Önemli Eseri

Battani, bugünkü Şanlıurfa’nın Harran bölgesinde doğmuştu. O zamanlar bu bölge, kültürel ve idari merkezin Bağdat olduğu Mezopotamya topraklarının bir parçasıydı. Battani’nin aile üyeleri ise yıldızlara tapan bir dini mezhep olan Sabi mezhebine mensup insanlardı. Sabiler’in yıldızlara tapmasının bir sonucu olarak astronomi ile oldukça ilgiliydiler ve bu mezhebin üyeleri, yüzyıllar öncesine kadar uzanan antik Mezopotamya kültüründen gelen astronomi ile alakalı hikayeleri ve verileri nesilden nesle aktarmış, hatta onları geliştirmişti.

Sabiler, Sabit İbn Kurra gibi birçok seçkin astronom ve matematikçiler ortaya çıkarmıştı. Ancak Sabit İbn Kurra’nın aksine Battani, Sabi dinine mensup değildi. İsmindeki “Abu Abdullah Muhammed”, onun kesinlikle bir Müslüman olduğunu ortaya koymaktadır. Kendisi de bir bilim insanı olan babası tarafından ilk eğitimini alan Battani, sonrasında Rakka şehrine gitmişti. Burada ileri seviyede eğitim görerek sonraları alim sıfatını da almaya hak kazanan Battani, 9.yüzyılın başında Samarra’ya, hayatının sonuna kadar yaşayacağı yere göç etmişti.

10.yüzyıl Arap bibliyografya yazarı İbnü’l Nedim, Fihrist adlı eserinde Battani’yi şu şekilde tanımlar:

Battani en ünlü gözlemcilerden biri ve geometri, teorik ve pratik astronomide, astrolojide bir öncü. Güneş ve Ay’a ilişkin kendi gözlemlerini içeren, Batlamyus’un Almagest eserinden daha detaylı olarak gök cisimlerinin hareketlerini de veren tabletlerin bulunduğu astronomi üzerine bir çalışma ortaya koymuştur. Kitabında bahsettiği gözlemlerin bazıları 880 yılında ve geri kalanı da 900 yılında yapıldı. Yıldızları gözlemlemede ve hareketlerini inceleme işinde, İslam dünyasında kimse onun kadar mükemmel bir seviyeye ulaşamamıştır.

İbn-ün Nedim’in bahsettiği bu eser, Battani’nin kaleme almış olduğu Kitab el-Zic adlı eseridir. Kısaca Zic, Battani’nin en önemli çalışması olup 57 bölümden oluşur. Kitap göksel kürelerin burçlara ve derecelere bölünmesini anlatan bir tanımla başlar. Sonrasında 26.bölüme kadar çeşitli astronomik problemleri ele alır. Geri kalan bölümlerde ise Güneş’in, Ay’ın ve beş gezegenin Batlamyus tarafından ifade edilen hareketleri açıklanır. Ancak Battani’ye göre teori, pratik alana göre daha az önemli olduğu için yazdığı bu eser de teorik unsurları içermesinden ziyade uygulamalı konuları ele almaktaydı.

Battani
Görsel: Battani tarafından kullanılan, 9.yüzyıla ait bir usturlap.

Battani’nin Astronomi Alanındaki Çalışmaları

Battani’nin astronomi ile alakalı kaleme almış olduğu Kitab el-Zic, birçok açıdan önem ihtiva eder. Örneğin gökyüzündeki 489 yıldızı isimlendirerek bir yıldız kataloğu oluşturmuştur. Bu katalog, teleskop öncesi dönemin en değerli yıldız kataloglarından biri olarak kabul edilmektedir. Dahası Battani, bir yılın uzunluğuna ilişkin hassas hesaplamalar yaparak bir yılı 365 gün, 5 saat, 46 dakika ve 24 saniye olarak ölçmüştü. Bunun yanı sıra “ekinoksların presesyonu” olarak ifade edilen, Dünya’nın uzaydaki eksen yönünün belirli bir süre boyunca değişmesi olarak açıklayabileceğimiz bu olgu için, Dünya’nın yalpalama derecesinin yıllık 54.5″(54.5 yay saniye) olduğunu hesaplamıştır. Milattan önce 3.yüzyılda yaşamış Antik Yunan astronomu Hipparkos ise bu değeri 160 yılda yaklaşık 2 derece olarak bulmuştu. Bu değer de yıllık 45″ yay saniyesine denk geliyordu. Son olarak Battani’nin ekliptiğin eğimi için 23° 35′ değerini bulduğunu söyleyelim. Battani ile yaklaşık aynı dönemde yaşamış astronom Fergani ise bu değeri 23° 35′ olarak bulmuştu.

Daha önce de bahsedildiği gibi Battani, babasının bir astronomik alet yapımcısı olması dolayısıyla kendisi de bu aletleri yapma konusunda babasından çok şey öğrenmişti. Bunun üzerine kendisi de bir armilaküre tasarlamıştı. Ancak Battani, armilaküreyi icat etmemişti. Buna rağmen kendisi için tasarladığı armilaküre, o güne kadar tasarlananlardan çok daha hassas ölçüm kapasitesine sahipti. Bu tarzda hassas bir alet sayesinde Battani, Güneş ve Dünya ile alakalı önemli astronomik gözlemler yapabilmiştir.

Buna bir örnek verecek olursak Battani, Güneş ve Dünya arasındaki mesafenin sabit olmayıp değiştiğini hassas bir şekilde gözlemlemişti. Bu gözlemi ise Dünya ile Güneş arasındaki çapın yıl boyunca değiştiğini gözlemleyerek yapmıştır. Bir diğer ifadeyle Battani, Güneş’in Dünya’ya “en uzak” konumunun değiştiğini saptamıştır. Fakat o dönemde Güneş’in Dünya etrafında döndüğüne inanıldığı için Battani, tıpkı Fergani’nin yorumladığı gibi Güneş’in Dünya’ya en uzak konumunun değiştiğini söylemiştir. Dünya’nın ve diğer gezegenlerin Güneş etrafında döndüğü Güneş Merkezli Evren Modeli’nin tekrardan “keşfedilmesi”, Nicholaus Copernicus‘un 1543 yılındaki ünlü eserini yayınlamasına kadar gerçekleşmeyecekti(Milattan önce 4.yüzyılda Aristarkus, Dünya’nın Güneş etrafında dönmesi gerektiği fikrini ileri süren ilk astronomdu).

Battani’nin bu gözlemlerden çıkardığı sonuç ise şu oldu: Eğer Güneş’in Dünya’ya en uzak konumu yıl içinde değişiyorsa o halde “halkalı Güneş tutulmalarını” gözlemlemek mümkün oluyordu. Halkalı Güneş tutulması ise kısaca Ay’ın Güneş’in önüne geçtiği, fakat onu tam olarak örtemediği için Ay’ın etrafında Güneş’in bir kısmının gözlemlendiği doğa olayıdır. Battani, bu gözlemi ve çıkarımı yapan tarihteki ilk astronomdur.

Görsel: Battani’nin bahsettiği ve gözlemlediği halkalı Güneş tutulmasına bir örnek.

Battani ve Bilim Dünyasına Etkileri

Battani’nin bilimsel alanda yaptığı çalışmalar, sonraki dönemde yaşamış birçok bilim insanının çalışmalarına büyük etkide bulunmuştur. Bunların en önemlisi ise yaptığı hesaplamalarında, dik üçgenin kenar ve açılarıyla ilişkili oranlarla ilgili olan trigonometriyi kullanmasıydı. Trigonometrinin keşfinin, köklerinin binlerce yıl öncesine, Antik Hint medeniyetine uzandığını ve buradan da Antik Yunan’a ve nihayetinde de İslam dünyasına aktarıldığını biliyoruz. Böylece Battani trigonometriyi keşfetmemiş, Yunan astronomları arasında en büyüklerinden biri olarak kabul edilen Batlamyus’un da kullandığı trigonometrik yöntemleri geliştirmiştir. Bu bağlamda trigonometrik hesap yöntemlerinin astronomi alanında kullanılması, Battani’nin matematiğe yaptığı katkılardan biri olarak değerlendirilebilir.

Ölümünden sonra Battani’nin değeri çokça anlaşılmaya başlamıştır. İbn-ül Nedim’in Battani hakkındaki yorumları, onun Arap dünyasındaki ününün bir göstergesidir. Avrupa’da yaşanan Ortaçağ döneminde ise Batılı bilim insanları, yüzyıllar öncesinde Antik Yunan’da gerçekleşen, unutulmaya yüz tutmuş bilimsel faaliyetleri tekrar gün yüzüne çıkarmak üzere yönünü İslam medeniyetine çevirmişti. Sadece astronomi ve matematik değil fakat Batıdaki müzik, tıp, tarih ve dil araştırmalarının temelinde Müslüman bilim insanlarının imzasının olduğu görülmektedir. Battani’nin Kitab El-Zic eseri de 12.yüzyılda iki defa Latince’ye çevrilmişti. Fakat sadece 1116 yılında yapılan bir tercümesi, De motu stellarum(Yıldızların Hareketi Üzerine) başlığı altında günümüze kadar ulaşmıştır.

Battani’nin astronomi alanındaki çalışmalarına, kendinden yüzlerce yıl sonra bile başvurulmaya devam edecekti. Örneğin Copernicus, Göksel Kürelerin Devinimleri Üzerine adlı eserinde, Battani’nin ismine çokça atıf yapar. Copernicus’un yanı sıra Bilimsel Devrim’in gerçekleşmesine büyük katkılarda bulunan Tycho Brahe, Johannes Kepler ve Galileo Galilei gibi isimlerde eserlerinde Battani’den sık sık bahsetmişlerdir. Battani’nin astronomi alanında yaptığı çalışmaların, bu alanda yepyeni bir sıçrayış gerçekleşmesine sebep olan Güneş Merkezli Evren Modeli’nin ortaya atılmasında oynadığı rolün büyük olduğunu söyleyebiliriz.

Battani’nin Ölümü

İbn-ül Nedim’in Fihrist eserinde Battani hakkında verdiği bilgilerden bir diğeri de hayatının son anlarına ilişkin anektodlardır. Nedim’e göre Battani, Rakka şehrinde yaşayan bir grubun haksız şekilde vergilendirilmeye tabi tutulması üzerine düzenlenecek olan protestolara katılmak üzere Bağdat’a gitmişti. Oradaki protestolarını tamamladıktan sonra tekrar Rakka’ya dönmek üzere yola çıkan Battani, söylenenlere göre dönüş yolunda vefat etmiştir. Tarihçilerin çoğu Battani’nin 929 yılında, Irak’ın Musul şehri yakınlarında vefat ettiği konusunda hemfikirdir.

Avrupalı İslam tarihçisi C.A. Nallino, 1889 ve 1907 yılları arasında Battani’nin Zic eserinin devasa üç ciltlik bir versiyonunu yayınlamıştır. O gün bu gündür bilim tarihçileri Battani’yi, modern astronomi ve antik dönem astronomisi arasında bir köprü olarak addetmektedir. İslam dünyasının Batı bilimi ve kültürü üzerine etkisine yönelik birçok örnek gibi büyük astronom Battani’nin ismi, astronomi alanıyla ilgili kimi uzmanlar tarafından bile neredeyse hiç bilinmemektedir.

Battani, bugün en ünlü Arap astronomlarından birisi olarak kabul görmektedir. O, hayatının neredeyse tamamını gezegen ve yıldız gözlemlerine adamıştır. Son olarak, Ay üzerindeki büyük kraterin ismi, astronomi camiasının Battani’ye olan saygısından ötürü Albategnius olarak verilmiştir.

Kaynaklar:

1- Wikipedia, “Al-Battani

2- Mactutor, “Abu Abdallah Mohammad ibn Jabir Al-Battani

3- Abdullatif Muhammad, “Contributions of Early Muslim Scientists to Engineering Sciences and Related Studies,” International Islamic University Malaysia (2011) Erişim: 25 Mayıs 2021

4-Encyclopedia, “Al-battani

Leave a Reply